27 Şubat 2015

Eyvah Çocuğum Bağımlı? Neye Bağımlı?

27 Şubat 2015
Bağımlılık nedenleri

''Genelde bağımlılık deyince hep madde ve uyuşturucu gelir aklımıza ve fakat çocukların ve biz yetişkinlerin çok daha farklı bağımlılıklarımız olabiliyor. Birey bağımlılığından tutun da yeme içme bağımlılığına kadar aslında bir çok şeye bağımlıyız bilmeden ya da bilerek ama kabullenmeyerek'' diyor Uzm.Hipnoterapist ve Psikolog Gani ESER. Bağımlı olma nedeni ya doğamız, genlerimizden kaynaklanır ya da çocukken yaşadığımız bir olay, rol model kabul ettiğimiz, sözüne önem verdiğimiz birinin davranışından, ağzından çıkan ya hiç çıkmayan sözcüklerden.
Bağımlılıkların kaynağı kendilerini bütün kılacak şeyleri kendi dışlarında aramaları olduğundan, bulduklarında kolayca saplanıp kalırlar. 

 
Eyvah Çocuğum Bağımlı? Neye Bağımlı?

Bağımlılar daha iyi hissetmek için bir şey bulmaları, bir şey almaları, kendilerine bir şey katmaları gerektiğini hisseden insanlardır. 

Bazıları bunun için yemek yer, bazıları narkotik  maddeler ya da alkol kullanır, bazıları sürekli estetik operasyonlar geçirir, kimileri de diplomalarla, sertifikalarla doldururlar duvarlarını. Hep bir şeyler eksiktir çünkü onlar için.

Başta masum gibi görünen bu durumu zamanla bir saplantıya dönüştürürler. Saplantılar, bağımlılıklar ve zorlayıcı davranışlar sonunda bir çıkmaza dönüşür ve hem bireyin hem yakınlarının yaşamını kabusa çevirir.


Bireye bağımlılık
Bazı durumlarda insanlar çok incindikleri için yaşamlarının büyük bir kısmını savunma pozisyonunda geçirirler. Çocukken duygusal yaralanmayla sonuçlanan bir travma yaşayan birey dışa kapanmayı, yalnız olmayı tercih edebilir.

Bunun sonucunda da duygusal şantaj yoluyla diğerlerini manipüle etmeyi ve işe yaradığını gördükçe de yaşamının bir parçası haline getirmeyi alışkanlık haline getirirler.

Yetişkinlik çağlarına geldiklerinde birer usta manipülatöre dönüşen bu insanlar aslında ne yaptıklarının farkında değildirler. Onların bağımlılığı maddeye değil başka bir bireyedir.

Yeme içme bağımlılığı
Kilo sorunlarıyla uğraşanlar ya genleri nedeniyle şişmanlamaya müsaitlerdir ya da yaşam deneyimlerinden edindikleri bir şey buna neden olmuştur. Sonuçta bir şeyler yiyerek eksik olanı gidermeye çalışan bu insanlar bedenlerini sevmeyi, o an oldukları halleriyle bütün ve tamam olduklarını görmeyi öğrenmedikçe kilo almaya devam edeceklerdir.

Yaklaşım tarzı

Bağımlıların sorunu; olmadıkları bir şey ya da birisi olmaya çalışmaktır. Bunun yerine sadece olabileceklerine yönlendirilebilirlerse, zaten oldukları şeyi takdir etmeyi öğrenebilirlerse yani kendileri olurlarsa dönüşüm başlayacaktır.

Alkol bağımlılığıyla mücadele programına katılıp bu programa yoğunlaşan; yani kendisini bu programı geliştirmeye adayan biri bu duruma örnek gösterilebilir.

Kısacası; yapıları gereği bağımlı olmaya yatkın olan bireyleri yararlı eylemlere yöneltmek en etkili yoldur.
Bu konuda ailelere ve yakınlara düşen görev; bireyin bağımlılığı dışındaki ilgi alanlarını keşfetmek ve o alanlara yönelmesi için destek olmaktır. 

Bağımlılıklarımızı kabullenmemiz tek başına yeterli olmaz. Bu sadece kendimize acımamıza ve eksikliklerimizi tamamlama dürtümüzün de etkisiyle daha da bağımlı hale gelmemize yol açar.

Anne ve Babaların Dikkatine!
Çocuklarımıza sevgimizi gösterme konusunda cimrilik yapmamız ebeveynlerimizden öğrendiğimiz bir tutum olabilir. Belki de hislerimizi ifade etmekte güçlük çekiyor olabiliriz. Eğer böyle bir tutuma sahipseniz lütfen kör noktanızın farkına varın ve bağımlı çocuklar yetiştirmemek için her fırsatta sevginizi, her başarılarında beğeninizi ifade edin. 

Unutmayın, çocuklarımızın kendilerini bütün olarak hissetmelerini sağlamanın yolu büyük oranda çocukluk dönemlerindeki tutumlarımızdan kaynaklanır. 

Kendilerini tamam olarak gören çocuklar başkalarına dayandıkları ilişkilere ve kendilerini bütün olarak hissetmelerini sağlayacaklarını düşündükleri kötü alışkanlıklara olan bağımlılıklara kapılıp gitmezler.
Sizin tutumunuz olumlu olduğu halde bağımlılık geliştiriyorlarsa onları olumlu sonuçlar doğuracak eylemlere yönlendirerek bağımlılıklardan kurtarabilirsiniz.

Önemsemedikleri yeteneklerini destekleyerek tutkularını bulmalarına yardımcı olursanız dünyamızı daha güzel kılacak ürünlerin, icatların ortaya çıkmasına da aracılık etmiş olursunuz.

Madde bağımlısı olma yolunda ilerleyen bir gencin kırık dal parçalarından muhteşem heykeller yaptığına tanık olabilirsiniz.

Beğenilerinizde cömert, eleştirilerinizde cimri olmanız çocuklarınızın yaşamlarını sandığınızdan da olumlu bir hale dönüştürebilir.
Uzman Hipnoterpist, Sosyolog, Psikolog Gani Eser©, 2015
Devamını Oku »

26 Şubat 2015

Morhipo.com'dan Alışveriş Yapanlar Çok Sevinecek.

26 Şubat 2015
Morhipo, Boyner ve YKM’den müşterileri uçuracak işbirliği
TIKLA GEL: ONLINE ALIŞVERİŞİN MAĞAZA İLE BULUŞMA NOKTASI
morhipo.com’dan sipariş et, Boyner ve YKM Mağazaları’ndan teslim al!
Binlerce markanın ürünlerini aynı çatı altında sunan morhipo.com, Boyner ve YKM mağazaları internetten alışverişe yepyeni bir boyut kazandıran uygulamalarıyla müşterilerinin hayatına müthiş bir kolaylık daha getiriyor. Online alışverişi seven ancak teslim yeri ve zamanını kendisi belirlemek isteyenler için Tıkla Gel uygulamasını hayata geçiren morhipo.com, e-ticaret firmaları arasında bu uygulamayı müşterilerine sunan ilk marka oldu.

morhipo.com’dan alışveriş yapanlar, Tıkla Gel hizmetini seçerek sipariş ettikleri ürünü kendilerine en yakın Boyner veya YKM mağazasındaki Tıkla Gel noktasından istedikleri zaman teslim alabiliyorlar. Üstelik ürünün iadesini de herhangi bir mağazadan yapabiliyorlar.

‘Koşulsuz Müşteri Mutluluğu’ ilkesiyle hizmet sunan morhipo.com, Boyner ve YKM mağazaları; morhipo müşterilerinin hayatını kolaylaştıracak yepyeni bir işbirliğine imza atarak online alışverişi mağaza ile buluşturdu.

Türkiye’de ilk defa yeni sezon ürünlerini ve özel kampanyaları aynı adreste buluşturan morhipo.cominternetten alışveriş yapmak isteyen ama nereden ya da ne zaman teslim alacağını kendisi belirlemek isteyenler için bir ilki gerçekleştirerek Tıkla Gel hizmetini uygulamaya soktu. Benzersiz bir kolaylık ve seçenek zenginliği sunanmorhipo.com’dan Tıkla Gel hizmeti seçilerek yapılan alışverişler, Boyner ve YKM Mağazaları’nda bulunan Tıkla Gel noktalarına ulaştığında ürün sahibine e-posta ve sms ile bilgilendirme yapılıyor ve haftanın her günü 10:00-22:00 saatleri arasında teslim alınabiliyor.
İlk olarak İstanbul’daki mağazalarda geçerli olan uygulama kısa süre içinde tüm Türkiye’de devreye girecek.
Daha detaylı bilgi için: http://www.morhipo.com/
Devamını Oku »

25 Şubat 2015

Herkese kapak olsun özellikle sana kapak olsun.

25 Şubat 2015
Merhaba arkadaşlar herkesin bildiği üzere teknolojik hayat denilen bir durum var ve çoğumuzun vazgeçilmezi.2000'li yıllarda sadece alo der ve mesaj atarken şimdilerde ise tüm işlemlerimizi bir akıllı telefonla yapıyoruz.
Teknoloji bu kadar gelişmişken de elimiz kolumuz olan cep telefonlarımıza da güzel sürprizler yapmamak olmazdı.
Telefonlarımız hatta kullandığımız her şey kişiliğimizin bir parçası olduğu gibi özel tasarımlarla da kişiye özel hale getirilmesi çok hoş bence.
Bende pazartesi günü telefonuma hoş bir tasarım yaptım.Nereden mi tabiki internette öncü firmalardan olan SANAKAPAKOLSUN.COM'dan.Pazartesi akşam üzeri  verdiğim sipariş salı günü öğle saatlerinde evime ulaşmıştı.
Hem hızları,hem kaliteleri,hemde kaliteli ürünleri ile www.sanakapakolsun.com sevdiklerinize hoş sürprizler yapabileceğiniz gibi sevdiklerinizi de yanınızdan ayırmanıza gerek kalmıyor.
Ben tasarımımda kızım ve oğlumun resmini kullandım.Sizler istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz,tamamen kendiniz tasarlıyorsunuz telefon modelinizi belirtip sipariş veriyorsunuz
Sonra mı?
Arkanıza yaslanıp bekliyorsunuz.Size anlık maillerle siparişinizin durumu hakkında bilgi veriliyor.Max 5 iş günü içinde elinizde benim siparişim 24 saat dolmadan geldi mesela :)
Şimdi size tasarımımızın resimleri ile baş başa bırakıyorum.

Sana kapak olsun.
Başka yerlerde aramaya son verin işte size linkleri.
WEB SAYFALARI İÇİN TIK
TWİTTER SAYFALARI İÇİN TIK
FACEBOOK SAYFALARI İÇİN TIK
İNSTAGRAM SAYFALARI İÇİN TIK
Devamını Oku »

24 Şubat 2015

Çocuklarla Kaliteli Zaman Geçiriyormuyuz?

24 Şubat 2015
Merhaba herkese bugün hava güneşli artık yaz geliyor yavaş yavaş,yaz demek eğlence demek kışın yapamadıklarımızı yapmak demek soğuk havalarda malum bizler kadar çocuklarımızda etkileniyor.
Bugün sizlere çocuklarımızla kaliteli zaman geçirebileceğiniz bir ev etkinliğimizden bahsetmek istiyorum.Kaliteli zaman demek bilinçli çalışmalar,verimli işler,öğretici aktiviteler demek.
Benim gibi çalışan anneler özellikle çocuklarına yeterli gelemediklerini düşündüklerinde veya çocukları ile beraber bir aktivite yapmak istediklerinde ilk olarak aklımıza onları gezdirmek gelir,ama sadece gezdirmek yeterli değil onlara el,kol,göz ve motor becerilerinde yardımcı olmakta gerekir.
Biz dün akşam 2.5 yaşında oğlum 8,5 yaşında kızım ile geçtiğimiz aylarda düzenlediğimiz #2forallevent etkinlik sponsorlarımızdan olan 4M Mobisu sayesinde top kek(cupcake) yapmaya başladık.İlk önce harcımızı karıştırdık.
Karıştırma işlemi bitince kalıbımıza döküp kurumaya bıraktık.Ben biraz suyunu oğlum sayesinde fazla kaçırdım ''anne bende cu toycam'' diyince...Biraz buzlukta daha sonra da cam kenarına koydum kalıbı sabah baktığımda kurumuştu bu akşam boyama işlemini yapacağız toplam aktivite süresi aslında maximum 2 saat falan sürüyor ama dediğim gibi biz suyu fazla kaçırınca 1 gün uzadı en azından bu akşama da aktiviteyi ilerletmiş olduk.Yapılışı gayet basit içinde kullanım kılavuzu bulunmakta kızımın kokuya karşı alerjisi olduğundan çok yaklaştırmamaya çalıştım ama kokusu da yok.Gönül rahatlığı ile çocuklarınızı oynatabilirsiniz.Sadece cupcake değil kendi kalıplarınıza dökerek istediğiniz şekillerde malzemeler çıkarabilir ve süsleyebilirsiniz.
4M CUPCAKE

Bakalım bizim yaramazlar bu akşam cevherlerini ortaya koyabileceklermi?Boyamalarını nasıl yapacaklar işten eve gittiğimde son durumu hepinizle paylaşacağım.
Bu tür etkinlikler çocuklara kendine güvenmeyi,becerebilmeyi ve öz güven kazandırmaya oldukça iyi geliyor.
Sizlerde evlerinizde bu tür aktivitelerle çocuklarınızla kaliteli zamanlar geçirebilirsiniz.
İşte size çocuklarım tarafından boyanmış cupcakeler.





Eğer beğendiyseniz ve sizlerde bu ürünlerle çocuklarınıza hoş sürprizler yapmak isterseniz aşağıdaki linklere tıklamanız yeterli.


Peki siz çocuklarınızla neler yapıyorsunuz bizimle paylaşırmısınız?
Sevgiler...
Devamını Oku »

23 Şubat 2015

Evde Truffle Yapabilirsiniz

23 Şubat 2015
Ben mutlaka gün içinde tatlı atıştırmalıkları ararım hep çayın yanında özellikle,geçtiğimiz haftalarda evimde denediğim trufle tarifimi sizlerle de paylaşmak istiyorum,sizlerde evde kolayca truf yapabilirsiniz.
Yapılışı çok kolay ben genelde mozaik pasta yapardım ama donunca onu kesmesi biraz zor olduğu için trufle daha çok beğendi,çünkü tek lokmalık olarak sunabiliyorsunuz.
Sizlerde evde kendinize,misafirlerinize veya ziyarete giderken ev yapımı bir şeyler götürmek isterseniz şık kutulara koyup götürebilirsiniz.
Şimdi malzeme ve tarifine gelelim isterseniz.
Malzemeler
1- 2 paket bisküvi ve 2 adet kakaolu kek
2- 2 yemek kaşığı PAKMAYA kakao
3- Yarım su bardağı süt
4- 50 gr tereyağı
5- Yarım çay bardağı PAKMAYA pudra şekeri
6- Kırılmış ceviz,fındık siz dilerseniz kuru meyveleri doğrayıp kullanabilirsiniz.
7- Hindistan cevizi
8- 1 adet PAKMAYA vanilin

Evde Truf Yapabilirsiniz.

Yapılışı
Tüm malzemeleri geniş bir kapta yoğurdum,en son keki ekledim biraz daha yoğurdum elinize yapışmıyorsa şekil almak için hazır demektir.
Sonra ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarladım,yuvarlama işleminden sonra hindistan cevizine bulayıp servis tabağına kızım yerleştirdi.Bu kadar basit işte :)
Aniden  gelebilecek misafirlerimize hazır bulunsun istiyorsanız yapıp dolaba da atabilirsiniz.Pratik ve leziz.
Sizler isterseniz çikolatayı benmari usulü eritip üstüne dökebilir,çam fıstığı ve pasta süsleme malzemeleriyle de şık bir sunum yakalabilirsiniz.
Afiyet olsun...
Devamını Oku »

Ncare Element'i Denedinizmi?

Merhaba arkadaşlar buğün size Ncare Element antioksidan temizleme jelinden bahsetmek istiyorum.
Bu ürünü tam 2 aydır düzenli kullanmaya çalıştım tabi unuttuğum günlerde oldu.Yüzünüzü yıkarken sabun yerine Ncare element ile yıkamanızı tavsiye ederim.10 saniye de ciltteki tüm gün içinde makyaj ve çevresel faktörlerden oluşan kirlilikten kurtulmanıza yardımcı,derinlemesine temizlik sağladığı gibi ciltte soyulma,kızarıklık vs. gibi problemlerde yaratmıyor.
Sadece seçkin eczanelerde bulabileceğiniz bu ncare element ürününü günlük düzenli kullanmanızı tavsiye ediyorum.Daha önce bu firmanın başka bir ürünü kullanıp BURADA sizlere izlenimlerimi aktarmıştım.Kesinlikle ve kesinlikle bu markayı ve ürünlerini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyor ve kullanabilirsiniz diyorum.Ncare markasının piyasaya sürdüğü tüm ürünleri tüketicilerinden hep tam puan almıştır.Ben doğum ve güneş lekelerim için kullandığım Ncare rebelle ürününden memnun kaldığım gibi...Sitelerindeki kullanıcı yorumlarını okumanızı öneririm.
Ncare Element

Ncare Element'i nasıl kullanacağım derseniz?
Az miktarda Element temizleme jelini ıslak cilde masaj yaparak uygulayın,en fazla 10 saniye bekletin ve bol su ile durulayıp havlu ile kurulayınız.
Sizlerde denemek isterseniz eğer sitelerinden de sipariş verebilirsiniz.
http://www.ncare.com.tr/
Facebook sayfası 
Bu arada ncare element  antioksidan temizleme jelinin  haricinde ki ürünleri de incelemenizde fayda var.
Bu ürünle tanışmamızda aralık 2014'de düzenlemiş olduğumuz #2forallevent,#nf2014event etkinliğinde olmuştu.
Sevgiler...
Devamını Oku »

21 Şubat 2015

Çocuklar Ne İster?

21 Şubat 2015
Çocuk ve ergen ve aile terapisti Uzm.Psk. Gamze Eser, tüm anne babalara kılavuz olabilecek bir konuya değinerek kaleme aldı 'Çocuklar Ne İster'? Çocukların yaşama bakış açısı yetişkinlerinkinden farklıdır. Onların gereksinimlerini bilmek doğru çocuk yetiştirmenin olmazsa olmaz koşuludur. Her çocuk onaylanmak, kabul görmek ister. Başardıkları en küçük işi için bile başlarını okşamanız, övgü içeren bir söz söylemeniz yeterlidir.
Çocuklar Ne İster?
Her çocuğun değişiklere uyum sağlama düzeyi eşit değildir. Bu nedenle; yeni bir okula başladığında, yeni bir eve ya da kente taşındığınızda uyum sağlaması için ona destek olmalı, bocalamasına anlayış göstermelisiniz.

Kendilerini arkadaşlarıyla ya da yetişkinlerle kıyaslayıp eksik hissedebilirler. Çok iyi yaptıkları işlerden bahsederek, sizin de çocukluğunuzda onun gibi olduğunuzu ve zamanla, öğrenerek, deneyimleyerek geliştiğinizi anlatarak destek verebilirsiniz.

Çocuklar dünyanın merkezinde olduklarını düşünürler. Onlara paylaşmanın, yardımseverliğin verdiği hazzı tattırarak, davranışlarınızla rol model olarak yardımcı olabilirsiniz.

Bazı çocuklar duygularını ifade etmekten çekinebilirler. Özellikle konuşma bozukluğu olan çocuklarda bu durum yaygındır. Mantığa dayalı konularda kendilerini ifade etmekte sorun yaşamazlarken iş duygulara gelince kekelemeye başlayabilirler. “Ne hissettin?” diye sormanız, cevabını verirken ona yardımcı olmanız terapi etkisi yaratacaktır.
Bazı çocuklar yaptıkları şeyleri beğenmezler. Sizin beğenmenize de şaşırırlar. Her işlerine siz koşturuyor, kendi başlarına yapabileceklerini siz yapıyorsanız tek başlarına yeterli olamayacaklarına dair bir inanış edinirler. Başarma duygusunu tatmalarına izin verin.

Çocukların rol model aldıkları kişiler otoriter bir yapıya sahipse; “hayır,” demeyi öğrenemezler. Hükmedilmesinden hoşlanır ve önceliği başkalarına tanımayı tercih ederler. İstemedikleri bir şeyi yapmaya zorlamazsanız, reddetme haklarının olduğunu hatırlatırsanız bu sorunu aşabilirsiniz.

Hayal güçleri küçük yalanlar söylemelerine yol açabilir. Söylediklerine kendileri de inandığı için onları suçlamak gereksizdir. Bunun yerine anlattıkları üzerinde konuşup hem hayal gücü için onu övebilir, hem de gerçeklerle yüzleşmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun dürüst olmasını istiyorsanız onun yanında asla yalan söylememelisiniz.

Bazı çocuklar yeterince sevilmedikleri için kendilerini değersiz hissederler. Ya sevgi dilenirler ya da aşırı verici olarak ilgiyi üzerlerine çekmeye çalışırlar. Koşulsuz sevginizi göstermeniz bu sorunun çözümü için tek yoldur. 
Aile içi şiddete maruz kalan ya da şahit olan çocuklar güven sorunu yaşarlar. Hem kendilerine hem de diğerlerine güvenmezler. Dış etmenleri ortadan kaldırmadığınız, sevgi dolu, içinde şiddet olmayan bir yuvada büyümesini sağlamadığınız sürece güvensizlik duygusundan kurtulmaları mümkün değildir.

Çocukların anne ya da babaları gibi olma istekleri doğaldır. Ancak kendi fikirlerini ortaya çıkarmaktan kaçınıyorlarsa, rol model aldıklarının izlediği yolu alternatifsiz kabul ediyorlarsa kişilikleri gelişemez. Onlara kendi fikirlerini sormak, zevk aldıkları konulardan bahsederek bu yönde mesleklerin de olduğunu anlatmak ufuklarını genişletecektir.

Çocuklar doğaları gereği sabırsızdırlar. Beklemeyi, diğer insanların haklarına saygılı olmayı sizin davranışlarınızdan öğrenirler. Siz sabretmeyi biliyorsanız, sıra beklerken başkalarının önüne geçmiyorsanız öğrenmeleri kolay olacaktır.

Son olarak; çocuklarınız sizden gördükleriyle öğrenirler duyduklarıyla değil. Eylemlerinizle söylemleriniz tutarlıysa, koşulsuz sevebiliyorsanız, dürüstseniz, kendinize güveniyorsanız, başkalarının haklarına saygı gösteriyor, kendi hakkınızı aramayı biliyorsanız, yeri geldiğinde “hayır,” demeyi başarabiliyorsanız harika çocuklar yetiştireceğinize kuşkunuz olmasın. 
Uzm.Psk.Gamze Eser 2015 
Devamını Oku »

20 Şubat 2015

Çanak patates tarifi

20 Şubat 2015
Merhabalar herkese...
Geçtiğimiz haftalarda gelecek olan misafirlerime hem göze,hemde ağız tatlarına hitap edecek bir tarif ararken rastladığım çanak patates tarifini sizlerle de paylaşmak istiyorum.Bende bir blogger arkadaşımızın sitesinde görüp tarifi uyguladım ama blogun ismini unuttum.Eğer kendisi görürse lütfen bana blogunu bildirsin ki diğer muhteşem tariflerini de sizlere gösterebileyim.

Yapılışı çok kolay fakat patatesleri haşladıktan ve ezdikten sonra bir kaç saat buzdolabında bekletmeniz gerekli.
Malzemelerimiz
6-7 adet orta boy patates
2 adet havuç
Maydonoz,taze soğan,dere otu,
Tuz,
2-3 yemek kaşığı sıvı yağ
Bir kaç damla limon

Yapılışı
Patatesleri haşlayıp sıcakken eziyoruz biraz ılımaya başlayınca buzdolabına yerleştiriyoruz bir kaç saat(Ben akşamdan yaptım)
Sonra yeşillikleri doğruyoruz,havucu rendeleyip sıvı yağ ile birazcık soteliyoruz.En son dolaptaki patatesimizi de çıkarıp tüm malzemelerle beraber karıştırıyoruz.
Elimizin içinde çanak şekli veriyoruz.Çanakların içine ben közlenmiş etli kırmızı biber ve sarımsaklı yoğurtlu olarak doldurma işlemi yaptım siz üstüne dileğiniz malzemeleri de ekleyebilirsiniz.

Afiyet olsun
Devamını Oku »

Yenilendik...

Merhaba herkese...
Uzun zamandır aklımdaydı blogumda biraz değişiklik yapmak ve yenilenmek, dün facebook üzerinden yaptığım bir paylaşım ile kendisine ulaştım.
Benim ilgi alanım yazmak o nedenle tasarım işlerinde sadece küçük bilgiler edindim sanırım artık biraz geliştirmek içinde bol bol uğraşmak lazım,çünkü her zaman sizin yanınızda bir tasarımcı,web master olmayabilir.

Uzun zamandır blogları gezerken tasarımlarını da inceliyordum,çoğu tasarımlarda birbirine benzediği için tasarımızı yapan li10.net sahibi Sinan kardeşimize de neler istediğimi anlattım,(Blog içeriği,teması,yazıları hatta görseller bile blog yazarının kişiliğini ortaya koyuyor.)Bana anladığını bunun için biraz süre istediğini söyledi.Dün gün içinde yoğundum sağ olsun bir kaç telefonla arayarak beni de ayrıca bilgilendirdi.Mobil olarak blogumu gezdiğimde de herşey netti.


İçime sinen bir tasarım yenilik oldu sadece bir kaç ufak detaylar kaldı oda en yakın zamanda halledebileceğimiz şeyler.
Sizde yenilenmek,gözünüze ve kendinize hitap eden bir tasarım isterseniz,sevgili Sinan Kardeşimizle mutlaka tanışmalısınız.
Kendisine www.li10.net üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Emekleri ve bu muhteşem tasarım için teşekkür ederiz.
Kendisi de blogumda yaptığı değişimler için detaylı bir yazı hazırlamış aşağıdaki linkten tıklayarak okuyabilirsiniz.
http://blog.li10.net/2015/02/sosyal-annem-tema-tasarm-bitti.html
Sevgiler....
Devamını Oku »

19 Şubat 2015

Doğanın saf kokuları FRATERNIKUS kolonyolarında canlandı

19 Şubat 2015
Türkiye’nin kişisel bakım marketi Gratis, yüzyılların geleneği olan kolonyalara yeni bir soluk getirdi. Temizlik ve hijyenin doğal içerikler ile hayat bulduğu, Gratis için özel üretilen Fraternikus Kolonyalar, farklı esans seçenekleri ile ferahlamak isteyen herkes için satışa sunuldu.
Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan kolonyayı günümüzün öne çıkan kokuları ile harmanlayan Gratis, Fraternikus marka kolonyaları gerek hediye gerekse günlük kullanım için ürün gamına ekledi. Fraternikus Kolonya serisinde klasikleşmiş limon kolonyasının yanı sıra Mine Çiçeği & Turunçgil, Ihlamur, Lavanta, Bodrum Mandalinası ve Çeşme Limonu koku seçenekleri bulunuyor. Gratis’e özel satışa sunulan Fraternikus Kolonyalar’ın 150 ml şişeleri 11,90 TL, çanta boyu olan 100 ml çeşitleri ise 3,95 TL’den satışa sunuluyor.




Devamını Oku »

Hero Baby sütlü muhallebiyi çikolata lezzetiyle buluşturdu

Hero Baby, bebekler için Türkiye’nin ilk çikolatalı sütlü muhallebisini üretti. Gün içerisinde bebeği için lezzetli ara öğün arayan anneler, Hero Baby Çikolatalı Sütlü Muhallebi’yi 1 yaşından büyük bebeklerine güvenle yedirebilirler

Dünyanın önde gelen bebek maması üreticisi Hero Baby, bebek beslenmesindeki çeşitliliğini artırarak Türkiye’nin ilk çikolatalı kavanoz mamasını geliştirdi. Hero Baby Çikolatalı Sütlü Muhallebi 1 yaşından büyük bebeklere hafif bir tatlı alternatifi sunuyor.
60’ın üzerinde farklı ürünü ile bebeklerin sağlıklı ve doğal beslenmesine yardımcı olmayı hedefleyen Hero Baby, çikolatalı sütlü muhallebisini Türk Gıda Kodeksi Bebek ve Küçük Çocuk Ek Gıdası Tebliği’ne uygun olarak üretti.
Annelerin elinden yeni tarifler
Kıvamı özel olarak ayarlanmış ve bebeklerin damak tadına uygun tariflerle hazırlanan Hero Baby Çikolatalı Sütlü Muhallebi hiçbir koruyucu katkı maddesi içermez. Annelerin yaptığı konserveler gibi, hava almadan özel vakum teknolojisiyle kapatılır. Böylece besin değerini ve lezzetini raf ömrünün sonuna kadar korur.
Bebeklerin severek yiyeceği Hero Baby Çikolatalı Sütlü Muhallebi ile anneler ister bebeklerinin yaş günü pastalarında isterlerse bisküvi ekleyerek tatlı öğünleri için yeni tarifler oluşturabilirler.
Devamını Oku »

18 Şubat 2015

Erkeklerin saldırganlıkları çocuklukta başlıyor

18 Şubat 2015
Günaydın herkese...
Bembeyaz her taraf sanırsın ki tüm pisliklerin üstü örtülmeye çalışıyor ama ya kar kalkınca?
Bugün ben çok üzgünüm bir o kadar da kızgınım.Dün de bahsetmiştim benim de kızım ve oğlum var hep onlara öğretmeye çalıştığım şey '' Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi asla kimseye yapma''
Dün kızımın folklör oyunu vardı,gün içinde de ders kar topu derken işten eve gittiğimde uyuyordu bir kaç kez sarıldım kokladım öptüm kalk kızım ben geldim dedim ama uyanmadı,bende uyusun diye bıraktım.Sabah ben işe gelmek için hazırlanırken oğlum ve kızım benden önce uyanmıştı.Kızım hemen elini gösterdi bana biran irkildim.

Ne oldu kızım dedim?
Arkadaşım Yusuf ben çok güzel el,kol yırtarım diyip elimi yırttı anne dedi.(Bunu yapan 8 yaşında bir çocuk)
Acayip sinirlendim.Biran okul açık olsa kalkıp okula gidecek durumdaydım,çünkü ben çocuklarıma asla vur kır parçala öğretmedim.
Kızıma dedim ki kızım sen neden kendini savunmadın?
Anne öğretmenime söyler dedi.
Kızım söylesin senin nasıl bir çocuk olduğunu herkes biliyor öğretmeninden de hiç şikayet almadık biliyorsun kaldı ki şikayet etse ne olacak?
Sen haklıyken seni savunmayacakmıyım? Sen öncelikle bizim kızımızsın ne olursa olsun suçlu da olsan bize neden bunu yaptığını anlatıktan sonra geriye kalanı konuşup halledebiliriz dedim.
Tamam anne bir daha olursa sana söyleyeceğim dedi.
Bahsettiği arkadaşı geçtiğimiz aylarda bir kaç kez daha kızıma ve arkadaşlarına bu tür davranışlarda bulunmuştu,karne almaya gittiğimizde güzel bir dille de uyarmıştım,öğretmenimize de konuyu anlatmıştım ama belli ki benlik ve öğretmenlik bir durum değil.
Eğitim ailede başlar özellikle erkek çocuk eğitimi!!!
Sanıyorum ki annesi bu durumdan haberdar değil yada pek umursamıyor daha önceki uyarılarımız dikkate alınmadığına göre.Çalışıyorum diye çocuğunu da boşladı.
Çalışan anne olmak zordur biliyorum ama ben ve benim gibi binlerde çalışan anne de çocuğunu umursamadığını hatta daha nasıl yetebilirimin düşünceleri içerisinde, bazıları da günü kurtarmanın.
Bu gün benim kızıma bu hareketi yapan yarın daha büyük bir olayla karşınıza çıkacaktır.Burda önemli olan ailenin gerekli doktor,rehberlik,pedagog,öğretmen ne gerekiyorsa işte mutlaka bir yardım almalı aile bunu tek başına çözemeyeceği gibi kendi yöntemlerimizle kızarak cezalandırarak da geçici önlem almış oluruz ki gelecekte sonuçları ağır olur.
Şiddet sadece fiziksel değildir unutmayalım,sözlü,cinsel,psikolojik ve ekonomik olarak uzar gider...

Devamını Oku »

17 Şubat 2015

YALAN, Neden İlgi Çeker?

17 Şubat 2015


İnsan olarak hepimizi son derece yakından ilgilendiren bir konuya parmak basıyor Uzm.Hipnoterapist ve psikolog Gani Eser. ''YALAN'' Dürüst olmak bir erdem. Bireyin içsel uyumunun ön koşuludur. Özüyle sözünün, içiyle dışının bir olması buna bağlıdır.
 Yalan söylemek uyumsuzluk yaratır. Karşıdaki kişi anormalliği hisseder. Fakat buna rağmen sürdürülür; her yalan bir sonrakini doğurur ve uyumsuzluk daha da artar.


Çocuklar hayal güçlerinin etkisiyle masum yalanlar söyleyebilirler. Kendileri de inandığı için uyumsuzluk olmaz genellikle. Ama yetişkinlerin yalan söyleme alışkanlığı hiçbir şekilde hoş karşılanmaz.
 Konuşmalarımız, eylemlerimiz, inanç ve düşüncelerimiz aynı frekansta olmazsa bütünlüğümüz bozulur ve sosyal kabul görmemiz zorlaşır. Olduğumuz gibi görünmemiz, göründüğümüz gibi davranmamız bu nedenle çok önemlidir.
 Hepimiz sezgilere sahibiz. Karşımızdaki daha söze başlamadan önce, bildiğimiz, alıştığımız beden dilinden farklı bir durum görürsek şüpheleniriz. Sezgilerimiz bir gariplik olduğunu anlamamızı sağlar.
 İletişimde yaşayacağımız bu sorun güven duygumuzu zedeler, o bireyle ortak geçmişimizden kuşkular duymamıza neden olur. Hissettiğimiz samimiyetsizlik duygusunun ardında yatan aslında budur. Ona inandığımızı düşünmesi,yalana başvurmayı sürdürmesine neden olur.
 Bazı politikacılara, bazı pazarlamacılara, her yıl farklı bir takımın formasını giyen sporculara güvenmememizin altında yatan neden söyledikleri ile yaptıkları, vadettikleri ile sundukları arasındaki tutarsızlıktır.
 Yaşamın tekdüzeliği karşısında duyduğumuz ilginç bir söz, farklı bir düşünce ilgimizi çekmeyi başarır. Yalana başvuran birey bu şekilde dikkat çekebildiğini anladığında ilgiyi üzerinde tutmak için başka yalanlara başvurur. Farkında olmadığı husus; küçük uyumsuzluklar dikkat çekiciyken bunun sürekli olmasının bıkkınlık ve güvensizlik yarattığıdır.
 Kendimize rol model aldığımız ebeveynlerimizin yalan söylediğini fark etmemiz yaşam boyu güven sorunu yaşayan bireylere dönüşmemizin en önemli nedenidir. Öğretmenlerimizin, idarecilerimizin dürüst olmadıklarını anladığımızda da benzer bir travma yaşarız.
 Birey olarak sorumluluğumuz önce dürüst olmak; sonra, sosyal çevremizde, ailemizdeyalan söyleyenleri nazikçe uyarıp olumsuz sonuçlarını hatırlatmaktır. Sessiz kaldığımız her yalana ortak olduğumuzu unutmamalıyız.
 Yalanları nedeniyle çekici oldukları için değil;kendileriyle uyumlu oldukları için saygı göreceklerini anlayan bireylerinsonunda dürüstlüğü tercih edeceklerine inanıyorum.
 Uzman Hipnoterapist ve Sosyolog Gani Eser©, 2015
Devamını Oku »

Can 'larımız yanmasın!!!

Buruk bir selam herkese....


İçim acıyor,içimiz acıyor.
Günlerdir gerek görsel basın gerek sosyal medyadan takip ettiğimiz #özgecan'ın hunharca öldürülmesi epeyce hafızalarımıza kazındı.
Düşünüyoruz kimimiz idam kimimiz ağırlaştırılmış müeebbet diyor kimisi hadım edilsin diyor bir belirsizlik aldı başını gidiyor.
Çözümmü? 
Hayır bence değil, assan kessen hadım etsen ne olacak diğerleri korkup yapmayacakmı?
Bir yere kadar durdurulur ya sonra?
Bende bir anneyim hem kızım hem oğlum var onları büyütmek için verdiğimiz mücadeleleri tüm anne babalar gibi bende veriyorum.Yeri geliyor 8 yaşındaki kızımı arkadaşına ders çalışmaya veya oynamaya gönderemiyorum.Ya abisi varsa ya babası kötüyse?Bende her anne gibi paranoyakça şeyler düşünüyorum aklımdan akşama kadar neler geçmiyor ki...
Evet o caninin annesinin dediği gibi her çocuk melek doğar ya sonra?
Ne çok soru var değilmi? Gerek aile gerek anne babalar olarak üzerimize düşen çok şey var! Eğitim,sevgi,ilgi...
Bunlar ilk maddeler bence.
Hoş kadın olmak kız olmak her koşulda zor.
Okula yollarsın öğretmeni taciz eder,(yazım genelleme değildir)dışarı çıkarırsın caninin biri gelir tecavüz eder.Nasıl koruyacağız peki evlatlarımızı?
Ben kızıma kendini savunmasını öğrenmesi için eğitim aldırmayı düşünüyorum.Kendimce alabildiğim tedbir bu.Oğlum büyüyor evdeki eşitliği sağlamaya çalışıyorum.Oğlum ablasından kendi alabileceği bir oyuncağı istediğinde sen alabilirsin diyorum ki kızları,kadınları bir yaptırım aracı olarak görmesin gelecekte benimde CAN'ım yanmasın diye.
Herşey ailede başlar bunu unutmayın! 
Çocuğunuzun en yakın arkadaşı en yakın dostu sırdaşı olun.Sorgulamayın anne baba gibi arkadaş olurken.Saygı duyun düşüncelerine ama o değilde bu diye ufak yönlendirmeler yapın(nasihat değil).Siz ne kadar sırdaş olursanız çocuğuzun gelişimi,hayata bakışı değişir bunu unutmayın.Aile içi şiddet bir çok kadının yaşadığı olaylardan evet elimiz gücümüz yetmiyor kalıyoruz o kocamız dediğimiz kişiliksizlerin yanında,çünkü dışarısı ondan kötü çocuklar ne olacak peki? Bir çocuk erkekse babayı kız ise anneyi rol model alır unutmayın sözlerinizde davranışlarınızda her hareketinizde izlemedesiniz.Bizim ailemizde şükür ki şiddet kavga veya çocuklarımıza kötü örnek teşkil edecek bir davranışımız yok ama var olan bir çok insan var buda bir gerçek.Buradan annelere sesleniyorum rol model siz olun eğer babadan size fayda yoksa lütfen çocuklarınızı gözetimden ayırmayın.İlgili olun.Ben 32 yaşındayım bende korkuyorum bazen iş çıkışı karanlık sokaklar yerine kalabalık yolları tercih ediyorum,dışarı çıkmışsam geç geliceksem mutlaka eşimi arıyorum,iş çıkışım ve eve gitme sürem bile standart 30 dakikayı geçerse hemen evden telefonlarım çalmaya başlar.Bu yazıyı CAN'ım yanmadan tüm anne babalara iletmeye çalıştım.Ne demişler söz uçar yazı kalır.Kimin başına ne geleceği belli olmaz....
Sevgiyle kalın...
 
Devamını Oku »

13 Şubat 2015

Otizmli çocuklar teknoloji ile öğreniyor

13 Şubat 2015
Türkiye’de ilk defa Tohum Otizm Vakfı tarafından hazırlanan, otizmli ve zihinsel engelli çocuklar ile dikkat eksikliği olan, gelişim problemleri gösteren çocukların, günlük hayatta ihtiyaç duyacakları becerileri öğrenmeleri için hazırlanan iPad uygulamaları, Tohum 1 ve Tohum 2 adıyla Apple Store’dan ücretsiz indiriliyor. Uygulamalar aynı zamanda erken yaştaki çocuk gelişimini desteklemek için normal gelişim gösteren çocuklara da uygun olarak yapıldı.


ABD Ankara Büyükelçiliği tarafından desteklenen ve Tohum Otizm Vakfı tarafında yürütülen “Tablet Bilgisayarım Benim için Konuşuyor” projesi, teknolojik gelişmelerin özellikle otizmli çocukların eğitiminde kullanılmasını teşvik etmek ve her ortamda eğitim fırsatlarını yaygınlaştırmak için hazırlandı. Tohum 1 uygulaması; iletişim, beceri öğrenme, nesnelerin ismini öğrenme, etkinlik çizelgesi yapma, Tohum 2 uygulaması ise; nesne eşleme, vücudu tanıma ve temel eylemleri eğlenceli bir şekilde öğretme konusunda çocuklara yardımcı oluyor. Uygulamayı ücretsiz olarak indirmek için Apple Store’da “tohum” ya da “otizm” yazmak yeterli. Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Betül Selcen Özer yaptığı açıklamada, “Otizmli ve zihinsel engelli çocuklar için hazırlanan Tohum 1 ve 2 iPad uygulamaları ailelerin büyük yardımcısı olacak. Hatta erken yaştaki çocuklarla, dikkat eksikliği olan, hafif gelişim problemleri gösteren çocuklar da en temel becerileri öğrenirken hem eğlenecekler hem de çeşitli ortamlarda kullanabilecekler. Daha çok çocuğun faydalanabilmesi için Tohum uygulamalarının android tabletlere uyumlu versiyonunu da Mart ayında ücretsiz olarak kullanıma sunmayı hedefliyoruz.” dedi.
Devamını Oku »

12 Şubat 2015

Kış Ayı Dert Ayı Vücudumuza Direnç Ayı (Mutlaka Okumalısınız)

12 Şubat 2015
VÜCUT DİRENCİNİZİ SOĞAN, SARIMSAK, BİBER İLE ARTTIRIN
SOĞUKLARDA METABOLİZMAYI GÜÇLENDİRECEK ALTIN ÖNERİLER

Soğuktan korunmak kolay. Sıkı giyinmek, atkı, eldiven ve bere takmak ısınmanız için yeterli. Peki, bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için nasıl beslenmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Medical Park Uşak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Değerli, metabolizmanızı güçlendirecek altın önerilerde bulunuyor.


Dikkate almalıyız!

Kışın vücut direnci düşmeye başladığı için, vücut aldığı enerjiyi öncelikle direnç kazanmaya harcıyor ve yağ yakımı ikinci planda kalıyor. Bu da metabolizmanın yavaşlamasına ve kış aylarında kilo artışıyla karşılaşılmasına sebep oluyor. Ama kışın hem metabolizmamızı çalıştırıp hem de hastalıklardan korunmak mümkün.

DÜZENLİ KAHVALTI YAPIN
Kahvaltı etmediğimiz zaman metabolizmamız gün boyu normal hızının altında çalışır, ayrıca öğle yemeğine kadar şekerimiz de düşeceği için yememiz gerekenden daha fazla yemek isteriz. İlk tercih edeceğimiz besinler de vitamin ve mineral deposu sebzeler yerine, nişastalı-yağlı yiyecekler olur. Bu da metabolizmamızı iyice yavaşlatır, bağışıklık sistemimiz kuvvetlenmediği için gün boyu halsizliğimiz artar.

AZ VE SÜREKLİ YİYİN
Yemek yedikten sonra, sindirim sırasında vücut önemli miktarda enerji harcar. Sindirimden sonra ise metabolizma hızı yavaş yavaş düşmeye başlar. Metabolizma hızının devamını sağlamak için gün içinde 3 ana öğün yerine 4-5 ara öğün yiyebilirsiniz. Bu yöntemle daha az kalorili yemeklerle daha uzun süreli tokluk hissi sağlayabilirsiniz.

SUYU İHMAL ETMEYİN
Günde ortalama 2,5-3 litre su içmeye çalışın. Su, toksinlerin ve metabolize edilen yağın vücuttan daha hızlı atılmasına yardımcı olur.

YEMEKLERİNİZE PUL, ACI VE SİVRİ BİBER İLAVE EDİN
1 adet kırmızı acı biber (yaklaşık 45 gram) günlük C vitamini ihtiyacının tamamını tek başına karşılar. Acı biberde “yakıcı” özelliğini veren “capsaicin” bulunur. Bu da metabolizmayı hızlandırır. Yendikten sonra 3 saat boyunca metabolizma hızını 1.2-2 katına kadar yükseltebilir.

SOĞAN SARIMSAK TÜKETİN
Soğan ve sarımsak hücrelerin yağ depolarını azaltmasına yardım eder. Vücudumuzda üretilen çok güçlü bir antioksidan olan glutatyonun üretimi için soğanın içinde bulunan cystein maddesinin soğan veya sarımsak yiyerek alınması gerekiyor. Çok kuvvetli bir antioksidan olan glutatyon, birçok hastalığın sebebi sayılan serbest radikalleri hücre içinde yok ediyor. Yine sarımsak antimikrobiyel özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Yemeklere eklenen soğan, sarımsak miktarının arttırılması bağışıklık sistemini güçlendirecektir.

MEYVE YEMEYİ İHMAL ETMEYİN
Portakal, greyfurt, limon gibi turunçgiller ve kivi yüksek oranda C vitamini içerir. Her öğünde C vitamini içeren yiyeceklerin olması bağışıklı sistemini güçlendirecektir. Ayrıca elma, greyfurt, kuru kayısı gibi pektin içeriği yüksek meyveleri tercih etmek de hücrelerin yağ emilimini azaltır.

YETERLİ LİF VE PROTEİN ALIN
Lifler vücudun süpürgesidir. Toksinleri atar, tok tutar, yağ emilimini azaltır. Kan şekerini dengeler. Fazla lif almaktan korkmayın, kalorisi yoktur, çünkü sindirilmez. Tam tahıllı ürünler, meyveler, sebzeler, kurubaklagiller iyi lif kaynaklarıdır. Düzenli et, tavuk, balık, yumurta, peynir, kurubaklagil tüketmeye çalışın. Protein kasları oluşturur. Yetersiz protein alımı metabolizmayı yavaşlatır. Her öğünde protein almaya çalışın. Böylece kan şekeri de dengelenir, tokluk hissi artar. Fazla protein ise yağ olarak depolanır, böbrek, karaciğer ve kalpte problem oluşturur. Ölçülü tüketimi yararlı olacaktır.

YEMEĞİ ERKEN YİYİN
Günler kısalmaya başladığı için; geç saatte yenilen yemeğin sindirimi daha zor olacaktır. Araştırmalar, kuvvetli kahvaltı ve öğle yemeği ile hafif akşam yemeği yiyerek kilo verildiğini gösteriyor. Akşam yemeğini olabildiğince erken bir saatte, mümkünse yatmadan en az 4 saat önce yemeye çalışın.
Bağışıklık Sistemi Güçlendirici Çay Tarifi
Ø Yeşil çay (1 çay kaşığı)
Ø Rooibos (1 çay kaşığı)
Ø Kabuk tarçın
Ø Kabuk zencefil
Ø Hibiscus (3-4 adet)
Ø Karanfil (4-5 adet)
Ø Kişniş (1 çay kaşığı)
500 ml kaynamış suda 4-5 dk. bekletip; günde 2-3 kez içmeye çalışın. C vitamini deposu olan bu çay vücudunuzun gün boyunca zinde olmasını sağlarken, kan şekerinizi de dengeler. Kilo kontrolünü sağlamak isteyen kişilere de yardımcı olacaktır. (Herhangi bir hastalığı olan kişilerin danışarak tüketmesi önerilir.)
Devamını Oku »

11 Şubat 2015

Atkı ve Bere’nin Yağmur Kardeşliği!

11 Şubat 2015
Soğuk ve yağışlı havaların vazgeçilmez parçası olan atkı-bere ikilisi Deichmann koleksiyonunun en fonksiyonel parçaları arasında yerini alıyor. Rengarenk aksesuar modelleriyle dikkat çeken markanın özellikle atkı ve bereleri, yağmurların devam ettiği, sürpriz kar atıştırmalarının sürdüğü bugünlerde, günün kahramanı oluyor.




Ayakkabı modelleri kadar aksesuarların da ön plana çıktığı koleksiyonda markanın her tarza uyum sağlayan tasarımları, klasik, vintage ve modern konseptiyle şehre dinamizm katıyor. Kadınların zarif boynunu saran şal modelleri koleksiyonun gözdesi olarak yerini alıyor. Floral desenli şallar bohem ruhu temsil ederken, valsi sergileyen transparan şallar ise gecenin ahengine eşlik ediyor.
Hafta sonu yürüyüşleri ve günlük kıyafet kombinleriyle büyük bir uyum sergileyen bereler, krem ve gri tonlarındaki modelleriyle soğuk havaların kurtarıcısı oluyor.
Devamını Oku »

Samsung'dan duyan eller projesi


Samsung’dan işitme engellilere özel
görüntülü çağrı merkezi: “Samsung Duyan Eller”

Samsung Electronics Türkiye, işitme engellilere özel görüntülü çağrı merkezi hizmeti
“Samsung Duyan Eller” ile işitme engelli kullanıcılara
teknoloji dünyasında destek olmayı amaçlıyor.

İstanbul, 11 Şubat 2015
 – Teknolojinin sunduğu imkanlara erişmenin önündeki engelleri kaldırma sorumluluğunu hisseden Samsung Electronics Türkiye, işitme engellilere özel görüntülü çağrı merkezi hizmeti “Samsung Duyan Eller”i hayata geçiriyor.

 
Samsung’un tüketicilerin hayat kalitesini artıracak ürünler ve çözümler geliştirmeye verdiği önemin altını çizen Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung, “Samsung olarak, teknoloji dünyasındaki inovasyonlarımızla insanlara ve toplumlara fayda sağlamayı hedefliyoruz. Bu hedef, yeniliklerimizi ve hizmetlerimizi toplumun her kesimine ulaştırmayı da kapsıyor. Bu doğrultuda, Samsung Türkiye olarak işitme engelli kullanıcılarımızı da duyabileceğimiz ve onlarla iletişimimizdeki bariyerleri kaldıracak olan görüntülü çağrı merkezimiz ‘Samsung Duyan Eller’i hayata geçiriyoruz. İlerleyen dönemlerde, işitme engelli kullanıcılarımıza farklı alanlarda da hizmet ve destek sunmak için çalışıyor olacağız”dedi.
Kullanıcıların www.samsungduyaneller.com adresi üzerinden ulaşabileceği çağrı merkezi, işaret dili bilen yetkililer ile görüntülü görüşme imkanı sunuluyor.
Proje tanıtımı için Samsung’dan bir sürpriz
Samsung’un hizmetin tanıtımı için hazırladığı kampanya filminde, işitme engelli Muharrem Yazgan büyük bir sürprizle karşılaşıyor. Kampanya filmine Samsung Türkiye Youtube kanalından veya http://bit.ly/1v3L3zX adresinden ulaşılabilinir.
Bende bir sosyalanne olarak projeyi sizlere duyurarak katkıda bulunduğum için mutlu oluyorum.
Sevgiler...
Devamını Oku »

10 Şubat 2015

Duygu mu Mantık mı?

10 Şubat 2015
Uzm.Hipnoterapist ve Psikolog Gani Eser, insanlık tarihinin hala net cevabını bulamadığı ikilem üzerine yazdı.. Duygu mu? Mantık mı?Beynimiz bile ikiye ayrılmış durumda; sağ lobumuz duygusal, sol lobumuz mantıkla ilgili işlere bakıyor. Oysa birey olarak bir bütünüz ve uyum halinde olmak için dengede kalmaktan başka şansımız yok.

Genellemeler kadınların duygularıyla, erkeklerinse mantıklarıyla hareket ettiğini söylese de ben buna katılmıyorum. Bu bakış açısı mantığı erkeksi, duygusal olmayı feminen bir kişilikle bağdaştırıyor.

İnsanların değişebileceğine, yaşama bakış açılarının farklılaşabileceğine inananlardanım. Bir zamanlar "çok duygusal," denilen birinin bir süre sonra mantığını ön planda tutan kararlar almasına şaşırmıyorum.


Bireyler duygu-mantık süzgeçlerinden birine daha çok başvuruyorlar. Anlamlandırma ve etiketleme alışkanlığı bireyi bir gruba dahil etmeyi gerektiriyor. Başka türlü davranışlarına, sözlerine anlam veremiyoruz.

Hesapçı kişiliklerin sanatla işi olmaz deyip noktayı koyuyoruz. Oysa sanat eğitimi içinde matematiği barındıran, rastlantısallığın minimize edildiği bir süreç. Gitar telindeki notaların dağılımını ve birbirleriyle ilişkilerini anlayabilmek için, akorların nasıl oluştuğunu çözebilmek için matematikle aranızın iyi olması gerekir.
Duygusal kişiliklerin ticaretten anlamadığı söylenir. Tüketici alışkanlıklarının tahlili, renklerin tüketime etkisi, müşteri ile empati kurabilme gibi bir çok durum duygusal bakış açısını gerektirir oysa.
 Tek başındayken duygusal olanlar kendileri gibi birini çekerler yaşamlarına. Zaman ilerleyince bir taraf mantık süzgecini daha sık kullanmaya, duygusal yönünü törpülemeye başlar. Hayatta kalabilmek için uyum sağlamak zorundadırlar.

İlişkiler canlı organizmalardır. Esnek olmak zorundadırlar. Nasıl tek beyin lobuyla yaşamamız zorsa; sadece mantık ya da duygularımızla hareket etmemiz de o kadar sınırlayıcı olur. İlişkilerin devamlılığı için çiftler birer tarafı seçer ve zamanla biri duygusal diğeri mantığıyla hareket eden bir kişiliğe dönüşür.

Çevrenizdeki çiftlere bir bakın. "Evin reisi kim?" sorusunun yanıtı; mantığını kullanan taraftır. Erkek ya da kadın olmak bunun belirleyicisi değildir. Sol lobu kullanan reis olur. Para pul işleri ondan sorulur.

Toplum durmadan etiketler; "kız gibi ağlama." der, "erkek gibi güçlü ol," der... Onun işi yaftalamaktır. Doğamız gereği, genlerimize kazınan söylemler doğrultusunda benimseriz bu durumu.

Ama ilişkiler kendi dengesini sağlar. Bakmaz kimin erkek kimin kadın olduğuna. Nasıl beynimizin bir yanı diğerine üstün değilse ilişkilerde de eşitlik ama farklılık söz konusu olduğunda denge sağlanır.

Uyum içindeki birlikteliklerde rollerin dağılımının bir önemi olmaz. Her rol önemlidir ve eşit kıymettedir; tıpkı beynimiz gibi.

Uzman Hipnoterapist, Sosyolog, Psikolog Gani Eser©, 2015

Ben duruma göre her ikisini kullanmaya çalışıyorum ama bende mantık çoğunlukla ağır basıyor sizde durumlar nedir?
Devamını Oku »

Kararlıyız Aşkım'dan Vazgeçemiyoruz

Sevgiliye “Aşkım” demekte kararlıyız
Sevgililer Günü yaklaşırken on binlerce kadın ve erkek sevgilisine “aşkım” diye hitap ettiğini açıkladı. Türkiye’de 10 milyonun üzerinde kayıtlı kullanıcısı bulunan dünyanın önde gelen mobil platformu LINE Türkiye tarafından yapılan çağrıya katılan on binlerce kişiye “Sevgilinize hangi özel kelimeyle hitap ediyorsunuz?” sorusu soruldu. Etkinlikte toplam 125 bin 825 yanıt verilirken, Türkiye’de sevgililerin birbirlerine en çok “aşkım” dedikleri görüldü. Bunu, “bitanem”, “sevgilim”, “hayatım” ve “balım” sözcükleri izledi.
Sevdiklerine balım ve kurabiyem gibi gıdaların yanı sıra öküz, kuzu, panda gibi hayvan isimleriyle hitap edenler de oldu.

          Sevgiliye en çok hitap edilen kelimeler:

1.     Aşkım
2.     Bitanem
3.     Sevgilim
4.     Hayatım
5.     Balım
6.     Bebeğim
7.     Meleğim
8.     Aşkitom
9.     Tatlım
10. Prensesim
11. Canım
12. Çirkin
13. Güzelim
14. Gülüm
15. Biriciğim
16. Minnoşum

Peki siz sevgilinize/eşinize/ sevdiklerinize nasıl hitap ediyorsunuz?

Devamını Oku »