Terkedilenler, ayrılık acısı çekenler, hayal kırıklığı yaşayanlar… Eski aşkınızı düşünmeden edemiyor musunuz? Herhangi bir zamanda ve mekanda kendi kendinize uygulayabileceğiniz kişisel hipnoz yöntemiyle, 10 basit ve hızlı adımda, ayrılık acınızı hafifletebilirsiniz.
Hipnoz ve Bilinçaltı Değişim Uzmanı Mehmet Başkak, aşk acısı çekenler için 90 saniye içinde uygulanabilecek yöntem hakkında şu bilgileri verdi:


DERİN NEFES ALIN VE BEYNİNİZE ODAKLANIN
Hipnoz, gözleriniz açıkken ya da kapalıyken yapılabilir. Öncelikle gözleriniz açık olarak söylenenleri yapmalısınız. Duvarda bir nokta bulun ve devam etmeden önce o noktaya birkaç saniye gözlerinizi dikin. Gözlerinizi kapatmak sizi daha rahat hissettirecekse, bu adımları sesli mesaj olarak kaydedip, dinleyerek devam edin. Bu arada her adım arasında söylenenleri yapacak kadar süre bırakmayı da ihmal etmeyin. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, derin bir nefes alarak ve sonra da nefesinizi yavaşça bırakarak başlayın.
AĞRI HİSSİ VAR MI DİYE VÜCUDUNUZU DİNLEYİN
Şimdi, eski aşkınız düşünün ve herhangi bir fiziksel acı hissi olup olmadığını hissetmek için zihnen tüm vücudunuzu tarayın. İlginç bir şekilde, acı veren duygular kişide fiziksel acıya da sebep olur. Küçük ölçekte, bir ayrılık yaşadığınızda, midenizde ya da kalbinizde bir ağrı ya da başka bir duygu hissedebilirsiniz. Bu his herhangi bir yerinizde ortaya çıkabilir, o nedenle bu süreçte o hissin üstünde çok fazla durmayın. Daha çok, hissettiğiniz ağrının yerini tespit etmeye kendinizi odaklayın. Nasıl bir şey? O hissi hatırlamaya çalışın.
O HİSSE KAFANIZDA BELLİ BİR ŞEKİL VERİN
Beyniniz duyguları ve anıları genelde holografik olarak (3D’de olduğu gibi) kaydetmeye meyillidir. Öyleyse, diyelim sırtınızda hissettiğiniz o ağrı, gerçekten onu düşündüğünüzde, belli bir şekle bürünecek. Canlanmazsa da, ona içinde bulunduğunuz ruh haliyle uyuşan herhangi bir şekil verin. Bir topa, yıldıza benzetebilirsiniz…
O ŞEKLİ VÜCUDUNUZDAN 60 CM UZAKLAŞTIRIN
Ağrınıza daha yakından bakabilmek için, gözlerinizin önünde uçtuğunu görene kadar vücudunuzdan uzaklaştırdığınızı hayal edin. Gerçekte var olmayan bir şeyi zihnen kendinizden uzaklaştırmada zorluk yaşıyorsanız, öyle yapıyor gibi davranmanız bile sizi transa benzer bir hale sokmak için yeterli.
UZAKLAŞTIRDIĞINIZ NESNEYİ DİKKATLİCE İNCELEYİN
Şimdi, ağrınıza verdiğiniz o şekil gözlerinizin önünde uçtuğuna göre, artık onu dikkatlice inceleyebilirsiniz. Tüm ayrıntılarını inceleyin. Ağrı şeklinizi incelerken, mümkün olduğunca onu ayrıntılı bir şekilde tarif etmeye çalışın, ne kadar ayrıntılı olursa o kadar iyi. Rengi, şekli…
NESNENİN TANIMLAYICI ÖZELLİKLERİNİ TAMAMEN DEĞİŞTİRİN
Ayrılık acınızın neye benzediğini net olarak görün. Şimdi onunla ilgili her şeyi değiştirin. Rengini değiştirin. Şeklini küçültün. Özelliklerini küçük, koyu renkli, keyifsiz ve sıkıcı bir nesneye dönüştürün, sonra da onu kendinizden uzaklaştırın. Bu sayede o nesneyle ilgili duygularınız değişecek. Yaptığınız şey beyni kandırmak değil, sadece beynin bilgileri nasıl kodladığını değiştirmektir.
ACI SEMBOLÜNÜZÜ ARKANIZA İTİN
Şimdi, farklı şekilde algılamaya başladığınız nesneyi vücudunuzdan uzaklaştırın, tercihen arkanıza koyun. Onu ittiğinizi, uzağa, çok çok uzağa ittiğinizi hayal edin. Öncelikle, onu bulunduğunuz odadan dışarı itin, sonra bir blok öteye, sonra bir sokak öteye, sonra da bir kilometre ötenize. Bunu yavaşça ve bilinçli olarak yapın. Onu, kendinizden uzaklaştırdığınıza gerçekten inanın. Acınızın sembolü olarak belirlediğiniz nesneden kendinizi soyutlayarak ve onu arkanıza iterek, beyninizin yaşadığınız ayrılıkla ilgili duygularınızı geçmişte bırakma sürecini hızlandırmış oluyorsunuz.
KENDİ KENDİNE HİPNOZ HALİNDEN ÇIKIN
Şimdi hipnoz halinden çıkmaya başlayın. Örneğin ayağa kalkıp, bulunduğunuz odada yürüyün. Her iki gözünüz de açık olmalı, derin bir nefes almalı, nefesinizi bir saniye tutmalı, sonra onu yavaşça dışarı vermeli, sonra ayağa kalkıp tekrar derin bir nefes almalı ve tekrar oturmalısınız.
DUYGULARINIZI TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİN
8. adımdan sonra, büyük ihtimalle yaşadığınız ayrılık acısından kendinizi daha bir soyutlamış hissedeceksiniz. Duygularınızda hemen belirgin bir fark hissetmeseniz bile, rahatlamak ve bu adımları uygulamak bile tekrar üzüntü hissettiğinizde, ayrılık olayı üzerine fazla konsantre olmamanıza yardımcı olacak.
Egzersiz öncesi 10 seviyesinde “eski aşkımı çok özledim” diyorsanız ve bu egzersiz sonrası özleme yoğunluğunuz 7,5-8’e indiyse, bu bile bir gelişme ve tekrar bu adımları uygulamanız için geçerli bir sebeptir. Belki özleme seviyenizi 6’ya ya da 5’e bile düşecek, yaşadığınız ayrılık acısı gün boyunca sizin dikkatinizi dağıtmayacak. Bu teknik, birkaç dakika içinde insanlarda bir değişim sağlıyor, ama terapi yıllar boyu sürebilir.
GEREKTİĞİNDE 1-9 ARASI ADIMLARI TEKRARLAYIN
Bu egzersizi bir kere yapmanız bile ayrılık acınızı hafifletmeye yardımcı olsa da, gelecekte  ne zaman yalnızlık sancısı çekeceğiniz ya da geçmişle ilgili pişmanlık hissine kapılacaksınız, hiç bilemezsiniz. Ne zaman tekrar üzüntüye düştüğünüzü hissederseniz, 1’den 9’a kadar bu adımları tekrar edin.
Artık eski aşkınızla ilgili zihninizi dağıtan düşünceleri geçmişte bırakmayı öğrendiğinize göre, şimdi gelecekteki aşkınız için zihninizde yer açabilirsiniz. 


Hipnoz ve Bilinçaltı Değişim Uzmanı Mehmet Başkak:
“HİPNOZLA, NEDEN BİTTİĞİ KONUSUNDA KAFA YORMAYI BIRAKABİLİRSİNİZ”
“Kendi kendine hipnozun basit bir yöntemini öğrenerek bu durumla başa çıkabilirsiniz. Kendi kendine hipnozun basit yöntemlerini uygulayarak, ayrılık acısı çeken kalbi kırıklar, o içlerini acıtan ayrılık olayını sanki aylar, hatta yıllar önce gerçekleşmiş gibi hissedebilir.
Hipnoz kimseye eski aşkını tamamen unutturmaz, bir kişiyi ya da yaşanmış bir olayı hafızanızdan tamamen silemezsiniz ama hipnozla, yaşadığınız acının büyüklüğünü hemen azaltabilir, kişilerin ya da olayların üzerinizdeki kötü etkisinden kurtulabilirsiniz.
Peki, kendi kendine hipnoz nasıl gerçekleşir? Herkesin bir bilinç, bir de bilinçaltı vardır. Bilinç günlük olayların nasıl olacağına dair planlar yapar, kararlar alır, mantığı temsil eder  ve daima ön plandadır. Bilinçaltı ise acı, üzüntü, öfke gibi duyguların kodlandığı alandır ve günlük hayat içerisinde arka planda işleyişini sürdürür. Hipnotize olduğunuzda, bilinciniz bir süre arkaya itilirken, bilinçaltınız biraz ön plana çıkar, böylece bilinçaltı süreçlere müdahele etme imkanımız oluşur hipnoz altında. Bu durumda, Eğer yapmaya istekli olduğunuz şeyler konusunda, mesela kilo kaybetme ya da sigarayı bırakma gibi, sağlam telkinler verilirse, birtakım teknikler uygulanırsa bunlar sizin bilinçaltınıza yerleşecek ve sonuç olarak davranışlarınız da değişecek. Hipnoz bittiğinde, bilinçaltınız yine arka plandaki eski yerine dönerken, bilinciniz de yine öndeki eski yerine döner. Fakat, hipnotize olduğunuz sırada edindiğiniz yeni düşünme kalıpları varlığını sürdürür.
Bilmeniz gereken diğer bir konu ise hipnotize olmak sadece sorun yaşayan, sıkıntılı insanların başvurduğu garip bir durum değildir. Aslında gerçek şu ki birçok insan vaktinin büyük kısmını farkında bile olmadan hipnoz halinde geçirir. Günün büyük kısmında ciddi şekilde hipnotik trans durumundayız. Tv izlerken, dişlerimizi fırçalarken, birkaç sayfa karıştırmak için elimize bir kitap alıp ne okuduğumuzu bilmeden sayfaları çevirirken, oraya nasıl vardığımızı hatırlamadan işe arabayla giderken ya da sadece bir noktaya bakıp hayal kurarken… Her zaman yaptığınız işi düşünüp, adım adım planlayarak yapmıyorsunuz, aklınız başka bir yerde olabiliyor ve böyle durumlarda bilinçaltı devreye girip, otomatik biçimde  yapılması gerekeni yapıyor. İşte hipnoz da böyle bir durum. O zaman farkında olmadan bunu zaten yapıyorsanız, neden eski aşkınızın size hissettirdiği o kötü acıyı unutmak için hipnozun gücünden yararlanmayasınız?”


Mehmet BAŞKAK
Hipnoz Uzmanı

Yorum Gönder

Yorumunuz benim için önemli teşekkür ederim...

Daha yeni Daha eski