Blog Arşivi

İzleyiciler

Telif Hakları. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Ne Aramıştınız?

LightBlog

19 Haziran 2015

Pazartesi Sendromunu Yenmek Mümkün!

Öncelikle selamlar,11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerifimizin hepimize hayırlı olmasını diliyorum.
Bugün sizlere çok başarılı bir kadının pazartesi sendromuna çözümü ve yapmamız gerekenler ile ilgili yazısını paylaşacağım.Henüz kendisi ile yüz yüze tanışamasak da ben bu güzel kadının iletişimini,yazılarını ve başarılarını beğeniyor ve destekliyorum.İşte sevgili arkadaşım Lisa Medya'nın da kurucusu ve yöneticisi Pınar Pişirgen'in güzel yazısı.
Keyifli Okumalar....

Çalışan çalışmayan tüm insanlar üstünde yadsınmaz bir etkiye sahip olan huzur bozucu ve insanlar arası iletişimi ciddi şekilde negatif yönde etkileyen bir durumdur Pazartesi Sendromu.
Aslında ismi Pazartesi olarak bilinse de gerçekte durum daha farklıdır. Asıl sebep Pazar gününde saklıdır. Çünkü Pazar günü, yaklaşan haftayı müjdeler ve bazı durumlar yaklaşan günleri müjde olarak değil de aksine yoğun tempo, çalışma hayatı, stres, sinir, trafik, yorgunluk olarak akıllara getirir. Pazartesi sendromunun aslında Pazar gecesinden başlamasının sebebi de budur.
Off yine trafik, yine yoğun bir hafta, yine koşuşturma...diye iç geçirip kendi motivenizi ve ruhsal sağlığınızı kendinizin daralttığı çok olmuştur. Aslında asıl sorun şudur; bol bol dinlenip iş hayatından uzak kaldığınız koca bir hafta sonu bitmiştir, bitmek üzeredir ve kişi bunun farkındadır. Pazar gecesi, Pazartesi sendromunun ilk sinyallerinin başladığı zamandır.
 Hafta sonunun bitmiş olması, kişi üstünde gerginlik yaratabilir. Bir kaç saat sonra başlayacak olan Pazartesi'ye ve yeni bir haftaya direkt olarak endişeli yaklaşan insanlar, içinde bulundukları bu sendrom durumu çeşitli şekillerde deklare ederler. Kişiler arası iletişimi bozuk olan, aile içi iletişimde sorun yaşayan ve iş hayatında uyum sorunu yaşayan insanlarda daha sıklıkla görülen Pazartesi sendromu aslında tamamen bir iletişim sorununu özünde barındırmaktadır.
Kişiler arası iletişimde, aile içi iletişimde ve 5 gün geçireceği yoğun iş haftasında işi ve çalışma arkadaşlarıyla sorun yaşamayan insanlar için Pazartesi bir sendrom değil, aksine heyecan barındırır. Günlük hayatın gerçeklerini kabullenmek bu insanlara zor gelmez, bir külfet olarak adlandırmadıkları için sendrom sorunu da yaşamazlar.
Türü ve çeşidi ne olursa olsun, psikolojik sendromlar insanlar arası iletişimi ciddi derecede sekteye uğratır.
Kendisiyle mutlu olan insanların  Pazartesi sendromunun etkisine girmeleri de zordur. Pazartesi sendromundan kurtulmak için öncelikle kişinin kendisiyle mutlu olabilmesi esastır. Kendisiyle bir huzursuzluğu ve sorunu olmayan insanların diğer insanlarla da kolay kolay sorunu olmaz. Sakin ve gerçekçidirler.
''Oysa ki; sendrom haline sokmaktansa, kişi, kendisini pozitif yönde motive etmeyi denese oldukça başarılı olabilir'' diyen İletişim Uzmanı Pınar Pişirgen, ''Yeni gelen haftaya heyecan duyun, daha başarılı olmayı hedefleyin, ''acaba kaç tane yeni insan tanıyacağım''? diye kendinize sorup kendinizi pozitif enerjiyle doldurun''
Pazartesi'nin sendrom olup olmayacağı tamamen sizin elinizdedir..Pazartesi'ye heyecan duyun! 

1 yorum:

  1. işte heyecanımız daim olmalı işe severek gitmeliyiz ama her zaman olmuyor özellikle de tatil dönüşü :-)))

    YanıtlaSil

Yorumunuz benim için önemli teşekkür ederim...

LightBlog